Kütahya Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Ziyaretimiz

Kütahya Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Ziyaretimiz

ALTINTAŞ MESLEK YÜKSEKOKULU’NDAN HUZUREVİ ZİYARETİ

 

      Altıntaş Meslek Yüksekokulu öğrencileri huzurevi ziyaretlerine bu yıl da devam etti. 7 Aralık 2015 Pazartesi günü Öğretim Görevlisi Meryem USLU hocamızın organize ettiği, her programdan öğrencilerimiz Kütahya Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ne ziyaret gerçekleştirdiler. Huzurevinde yaşayan büyüklerimizin hatırlarını soran, onlarla yaşama dair sohbetler eden öğrencilerimiz, tecrübelerinden faydalandıklarını ve duygulu anlar yaşadıklarını ifade ettiler. Ziyaret programına katılan öğrencilerimizin yazdıkları:

 

Hüsna OĞUZ

      Huzurevine her gittiğimde ilk defa gidiyormuş gibi duygulanırım. Büyüklerimizin huzurevinde kimsesiz, yalnız yaşadıklarını düşünmem ile yüzlerinde az da olsa mutluluk çizgilerine rastlamam arasında, karmaşık duygular içinde kalırım, tarifi çok zordur aslında. “Evlatlarımın kokusuna hasret kaldım” diyen teyzemin sesi hep kulaklarımda. Birkaç saatliğine dahi olsa belki bizi evlatlarının yerine koymuşlarsa, ne mutlu bize. Bu ziyaretten kendi adıma çeşitli çıkarımlarım oldu tabi. Onlarca yıl evlatları için yaşayan anne babalarımızın, orada gördüklerimden daha fazlasını hak etiklerini düşündüm. Hiçbir ev anne ya da babasız kalmamalı diye düşündüm. Bence dünyadaki en güzel şey bir anne ve babanın varlığıdır. Onlara layık olmaya çalışmak da bizim görevimiz.

 

Aysel YILDIRIM

      Huzurevine ilk girdiğimde annem ve babam aklıma geldi. Çünkü orada evladı olup da kalmak zorunda olanlar vardı. Bize her şeylerini veren büyüklerimizden yaşamı paylaşmayı esirgemek niye ki diye düşündüm. Hiç kimsenin kalbinden merhamet eksik olmasın diye dua ettim.

 

Büşra AKKOÇ

      Bu huzurevine ikinci gidişim oldu. Geçen sene gittiğimizde “gene gelin” diyen teyzelerimin ve amcalarımın ellerini yeniden öpmüş oldum. Şunu fark ettim ki, bizim yalnızlığından dem vurduğumuz insanlar orada kendi aralarında bir aile havası bulmuş, kısmen de olsa hayatı paylaşmayı başarmışlar. Altıntaşlı, Bursalı, Ankaralı teyzelerimle sohbetlerim oldu. Onlardan memleketlerine dair anılarını dinledim. Kimi Bursa’yı, kimi kurban bayramını, kimi geçen sene bizimle karşılaştığını hatırladığını anlattı. Kiminin de dertlerine kısa süreliğine ortak olduk belki de, paylaşmadan azalmaz derler. Tekrar gitmeyi de ümit ediyorum.

 

Ebru TURAN

      Çok samimi, çok sıcak, çok içten insanlarla karşılaştım huzurevinde. Bir o kadar da yaşamın izlerini taşıyorlardı konuşmalarında. Kendilerine moral sağladığımızı söylediler. Her şeye sahibiz diyorlardı, sadece ilgi ve sevginizle gelin yeter… Yaşlılarımız geçmişe ışık tutar, tecrübeleriyle bizleri aydınlatırlar. Geçmiş ile bugün arasında bir bağdır onlar bizim için. Onlara saygı duymalıyız ve bu saatten sonra onların da hayatla irtibatlarını biz sağlamalıyız. Onlara hürmet gösterelim ki, yaşlandığımız zaman da biz hürmet görelim.

 

Emine KURHAN

      Huzurevinde fark ettim ki insanların konuşmaya ihtiyaçları var. Ailesinden kopmuş ya da ailesini uzun zaman önce kaybetmiş insanlarla bir araya geldiğinizde ilginin ne demek olduğunu daha iyi anlıyorsunuz. Hepsinin farklı hikâyeleri var o insanların, kimisi konuşarak anlatıyor hikayesini, kimisi de susarak ifade ediyor varlığını. Herkese bu tarz ziyaretleri tavsiye ediyorum. Çünkü orda anladım ki, büyüklerimizin de bizlere ihtiyaçları var. Ailelerimize sahip çıkmalıyız.

 

Büşra ARSLAN

      Küçüklüğümden beri hep istemişimdir huzurevine ziyarete gitmeyi. Gittim sonunda ve onlarla yaşadım hayat öykülerini. Acılarını, kederlerini, mutluluklarını paylaştım az da olsa. İlk elini öptüğüm dedem nasılsınız diye sorunca uzun uzun anlattı gelen gideni. Nasılsınız diye sormadan gitmeyin sakın dedi. Anladım ki onun konuşmaya, hatta birileri tarafından dinlenilmeye ihtiyacı vardı. Önce dedelerimin sonra da ninelerimin ellerinden tek tek öptüm. Bizim için dua ettiler. İnşallah buralara bizim gibi gelmezsiniz yavrum dediler. İçlerinden bazıları hala torunları için örgü örüyor, kış hazırlığı yapıyorlardı. Biz ne kadar onları uzak tutmaya çalışsak da onlar irtibatta kalmaya çalışıyorlar. Belki de her gün gözleri kapıda, ziyaretçi bekliyorlar, bunu böylece söyleyemeseler de. Onların çocukları değiliz ama bizi görünce mutlu oluyorlar. Herkese tavsiye ediyorum. Mutlaka huzurevlerini ziyaret edin.

 

    

Son Güncelleme Tarihi: 31 Aralık 2015, Perşembe